Malatya’nın bereketli sofrası, yalnızca kayısıdan ibaret değil. Analı-kızlısından kiraz yaprağına, gırık çorbasından içli köfteye kadar uzanan bu zengin mutfak, yıllardır sessiz sedasız bir ismin emeğiyle büyüyor ve tanıtılıyor: Malatya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü İbrahim Halil Kılıç.
O, yıllardır perde arkasında duran ama mutfağın her köşesinde izi olan bir isim. Ne zaman Malatya gastronomisinden söz açılsa, hemen ardından gelen cümle hep aynı:
“İbrahim Bey bize tattırmıştı.”
Ya da:
“İbrahim Bey bize anlatmıştı.”
İbrahim Halil Kılıç, bu toprakların lezzet hafızasını yalnızca korumakla kalmadı; onu tanıtmak, anlatmak ve yaşatmak için gönülden çaba gösterdi.
Yerli-yabancı gazetecilere, şehre gelen misafirlere, kültür adamlarına ve gurmelere Malatya’nın saklı kalmış tatlarını sunarken, aslında bir kültürel mirasın gönüllü elçiliğini yaptı.
Her lokmada emeği, her sunumda kalbi vardı.
O, bir kamu görevlisinden öte; Malatya’nın mutfak ruhunu yaşayan ve yaşatan bir nefer.
Bugün Malatya Mutfağı sahipsiz değilse, bu sahiplenişte İbrahim Halil Kılıç’ın sessiz ama derin izini görmek mümkün.
Ve artık biliyoruz ki, bir yemeğin yalnızca lezzeti değil, hikâyesi de varsa, o hikâyeyi anlatan biri mutlaka vardır.
Ve Malatya’nın lezzetli hikâyesini bize en güzel anlatan, hiç şüphesiz: İbrahim Halil Kılıç.
Son olarak Malatya’da düzenlenen bir etkinlikte yine İbrahim beyin imzasını gördük.
Kendilerine şahsım ve kendilerine minnettar olanlar adına teşekkür ediyorum.


YORUMLAR